Kehribar Taşı Nedir? Nerelerde Kullanır?

Kehribar Nedir? Nerelerde Kullanılır?

Kehribar taşı diğer adıyla amber,40 milyon yıl önce ölen çam türü olan Pinus succinifera isimli ağaçların fosilleşmiş reçinesidir. Bu sebeple içerisinde tarih öncesi böcekleri bile bulundurabilir. En belirgin özellikleri yumuşak ve oldukça hafif olmasıdır. Kolay kırılabilen ve bir yere gömüldüğü zaman ufak cisimleri kendine çekme özelliği vardır.

Açık sarıdan koyu kahverengiye kadar birçok farklı renklerde veya yarı saydam olarak bulunabilir. Özellikle kırmızı ve sarı en çok rastlanan renkleridir. Bakıldığında içerisinde hava kabarcıkları bulundurabilir. İçeriğinde fosillerden dolayı oksijen, hidrojen ve karbon bunların dışında deterpenik reçine asitleri, rezenler, süksinik asit ve biraz uçucu yağ bulunur. Bu özelliği kehribar taşının şifalı bir taş olarak nitelendirilmesine olanak sağlar. Şuan çoğunlukla takı ve aksesuar yapımında kullanılsa da zamanda farklı hastalıklarda değişik formlarda reçete edildiği ortaya çıkmıştır.

Amber taşı 150 derece sıcaklıkta yumuşar ve 350 derece sıcaklıkta hoş bir koku yaymaktadır. Yünlü kumaşlara sürüldüğünde ortaya kıvılcım çıktığı belirlenmiştir. Bu özelliği ona, eski yıllarda isminin elektrik anlamında da kullanılmasına olanak sağlamıştır.

Kehribarın 256 farklı renk tonu bulunmaktadır. Renk skalasında turuncu ile altın rengi arasında yer alır. Kehribar’ın rengi; sarı kahverengi kırmızı ve turuncunun karışımı gibidir.

Kehribar Taşı Nerelerde Bulunur?

Dünyada kehribar yataklarının neredeyse %90’ı Rusya’da bulunan Kaliningrad Bölgesindedir. Avrupa’da ise kehribar yatakları en fazla Rusya, Ukrayna, Romanya, İsveç, İngiltere, Hollanda ve Sicilya’da görülmektedir. Bu ülkeler kehribarın ikinci vatanıdır. Kehribar İskandinav ülkeleri ve Baltık Denizinde ortalama 25 ile 40 m arasında bir derinlikte, eski zamanlarda oluşan denizaltı çökeltilerinin iki tabakası içerisinde damarlar halince bulunmaktadır. Bunlar üzerine kum ve çakıl taşlarının kaplanması ile mavi toprak olarak bilinen tabaka hâsıl olmuştur. Bu mavi topraklar kehribarın asıl vatanıdır. Mavi topraklarda reçine ile böcek, çiçek ve bitki kalıntıları bozulmadan mumyalanmıştır.

Kehribar Taşının Kullanım Alanları

Öncelikle kehribar taşı içerinde yoğun olarak fosil bulundurduğundan eski devirler hakkında pek çok aydınlatıcı bilgi verir. Öyle ki en çok araştırmaya konu olmuş taştır. 13 bin yıl öncesinden bu zamana mücevher üretiminde kullanılan ambere, Mycenaean mezarlarında ve Avrupa’nın her yerinde süs ve takı eşyası olarak rastlanmıştır. Bugüne kadar sigara ve cam üfleme ağızlık üretiminde ve çok eski zamanlardan bu yana koku imalatında da kullanılmıştır. Yukarıda da kullanım alanlarından bahsettiğimiz Kehribarın sağlık açısından saymakla bitmeyecek faydaları olduğu kanıtlanmıştır. Türk bilim adamı İbni Sina’nın da, birçok hastalığa ilaç olarak nitelendirdiği kehribarın faydalarını aşağıda sizlere tıpta alanı, kullanıldığı zaman ve şekil açısından detaylı bir liste hazırladık.

Tıpta kullanım alanları;

  • Uyarıcı ve antispazmodik olarak kullanılırdı.
  • Saflaştırılmış amber yağı isteri ve boğmacada kullanılmıştır.
  • Antik Roma’ da akıl hastalıklarına koruyucu olarak kullanılmıştır
  • Kehribar tozu ile bal karışımının boğaz, kulak ve göz rahatsızlıkları için, suyla içilen kehribar tozunun ise mide hastalıklarına iyi geldiği düşünülmekteydi
  • Doğuda ki inanışa göre, kehribar dumanı ruhu güçlendiriyor ve cesaret veriyordu.
  • Çin’de, succinic asit ve haşhaştan yapılan şurup sakinleştirici ve ağrı kesici olarak kullanılıyordu
  • Orta Çağ’da, kehribar taneleri sarılığın iyileştirilmesi için kullanılırdı
  • Zayıf vücuda ve tenin sağlıksız rengine bu taşın sihirli güçlerinin engel olacağına inanılıyordu.
  • Doğumu kolaylaştırdığı, yılan ısırmalarına, diş ağrısına, romatizmaya çare olduğu düşünülüyordu
  • Prusyalılarda böbrek taşı hastalıkları için kehribar reçetelerini kullanılırdı.
  • Litvanya’da ölen kişinin ardından kehribar tütsülenir, şeytani ruhların bedenden gitmesine ve iyi ruhların gelmesine çalışılırdı
  • Yeni doğanların ise tütsülenerek hızlı büyümesine, yeni evlilerin ise mutlu yaşamasına, savaşa giden erkeklerin ise zafer kazanması sağlanmaya çalışılırdı
  • Kehribar parçaları ve votkadan yapılan karışımın erkekler için cinsel gücü arttırdığına inanılıyordu.
  • Almanya’da kehribar tesbihler bebeklere takılarak, dişlerinin ağrısız ve güçlü çıkması sağlanmaya çalışılırdı
  • Günümüzde Litvanya’da birçok kadın, parlatılmamış kehribardan yapılmış kolyelerle guatrdan korunmaya çalışırlar
  • Gerdanlık takısı, troid bezi ve de boğaz enfeksiyonlarının ve guatr hastalığının oluşumunu engeller.
  • Astım ve bronşit gibi solunumla hastalıklarının oluşmaması ve iyileşmesini sağlar
  • Özellikle de romatizmal ağrılarda oldukça olumlu sonuçlar göstermiştir
  • Bağırsakların düzenli ve sağlıklı çalışmasına neden olur
  • Özellikle melankolik adı verilen ruh halinin giderilmesinde oldukça etkilidir.
  • Ayrıca sol bileğe takıldığında depresyonu önlediği ortaya çıkmıştır.
  • Etrafta bulunan negatif enerji, bu taş sayesinde dağılır ve kişiye pozitif enerji verir
  • Kehribar taşı, bedenle temas ettiği anda bedene sıcaklıkyayar. Bu nedenle takı olarak boyun çevresine takılır ve taşın verdiği ısıdan ile soğuk algınlığını önleyip giderilmektir.
  • Hafızanın daha güçlü olmasına katı sağlar ve karar vermesi zor olan konularda insana cesaret ve odaklanabilme yeteneği kazandırır
  • Böbrek, mesane ve karaciğer gibi organların temizlenmesini ve daha sağlıklı çalışmasını sağlar
  • Takıntıları olan kişilerin rahatlamasına ve takıntılarından kurtulmalarına yardımcı olur.

Kehribar Taşı Çeşitleri Nelerdir?

Öncelikle kehribarı renk bakımından ayırabiliriz çünkü pek çok farklı renkte karşılaşılabilir. En çok bulunan kehribar rengi sarı, turuncu ve kahverengidir. Çok nadir de olsa kırmızı kehribar, yeşil kehribar ve mavi kehribar da yapılmaktadır. Öyle ki bu kadar nadir olmasının sebebi doğal güneş ışığında veya tamamen ultraviyole ışık kaynağında mavi rengini alır. Yılda yalnızca 100 kg mavi kehribar elde buda onun çok değerli ve pahalı olmasına sebep olur.

Kehribar taşı çeşitlerinden en bilinenleri;

Damla Kehribar; yani çam ağacı gibi kozalaklı ağaçların reçinesinden oluşur, içerisine yapışan böceklerin fosilleşmesi ile fosilli kehribar meydana gelir. En doğal kehribar çeşitlerindendir

Sıkma Kehribar; Kehribar tozlarının sıkıştırılmasıyla oluşur. Doğal değildir tamamen laboratuvar ortamlarında elde edilir. Sıkma kehribardan elde edilen teşbihler kullanıldıkça renk değiştirir. Aynı zamanda şekil vermesi kolaydır bu sebeple diğer kehribar çeşitlerine göre fiyat olarak uygundur.

 Ateş Kehribar;  daha çok teşbih yapımında kullanılan bu kehribar türü içeriğinde fenol, boya ve formaldehit gibi kimyasallar bulundurur. İçeriğinde elyaf yoktur bu sebeple saydamadır. Bu kehribar türünü üretmek için kullanılan malzemelere ulaşmak kolay değildir. Bu sebeple fiyatları oldukça pahalıdır.

Toz Kehribar; Sıkma kehribar üretilen imalathanelerde işlem sırasında çıkan tozlar kimyasal yöntemlerle birleştirilip toz kehribar elde edilir. Hediyelik tespihlerde sıkça kullanılan toz kehribar, kolay oluşan ve pahalı olmayan bir kehribar türüdür.

Gerçek Kehribar Nasıl Anlaşılır?

Milyonlarca yıl önce oluşmuş ve oluşumu tamamen durmuş olan kehribarın Piyasada bu kadar sahtesi varken gerçek kehribarı nasıl anlarız?

 Dış görünümüne bakarak ayırt edebileceğimiz kehribarın içeriğindeki fosillerin genel özelliklerine göre kendilerini göstermektedirler. Buna göre sahte kehribar içinde yer alan fosiller genellikle sinek ve arı gibi canlılara ait olduğu için genel görünüm olarak çok fazla bozulmamış olarak görünür. Bunun dışında gözle ayırt edemediğimiz sahte ve gerçek kehribarı şu yöntemlerle ayırt edebiliriz;

  • Taşa pamuk yardımı ile aseton sürülür. Aseton sürülen bölgede herhangi bir bozulma yapmadıysa taş gerçektir. Çünkü sahte olanda yapışkanımsı bir doku oluşur ve dokunulduğunda parmak izi bırakır.
  • Gerçek kehribar ultraviyole ışığın altına konulduğunda, florasana benzeyen mavimsi bir ışık verir, sahte olanda ise herhangi bir ışık olmaz.
  • Sert biz cisimle çizdiğinde gerçek olan bozulur, sahte olan ise serttir ve direnç gösterir
  • Tuzlu suya atıldığında gerçek kehribar yüzeyde kalır, sahte olanlar ise dibe batar
  • Herhangi bir kumaşa ile birkaç dakika sürttüğünüzde, gerçek kehribar reçine ve çam kokusu yayar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*