Kök Hücre Çalışmaları Durdu

Türkiye’de kökhücre çalışmaları yapan doktorlar hükümetin çıkardığı tam gün yasasındaki ısrarı nedeni ile durma noktasına geldi. Kök hücre çalışmalarında yer alan doktorlar tam gün yasası yüzünden çalışmaları bıraktılar. Türkiye’de özellikle omurilik felçlisi hastalarda uygulanan kökhücre tedavilerinde büyük başarılar elde edilmişti. Ancak tam gün yasası yüzünden bir tercih yapması gereken doktorlar kökhücre çalışmalarından çekildi.Kök Hücre

Türkiye’nin sağlık alanında yaptığı büyük reformlarla çok ses getirdi. Ancak yıllardır sağlık sektöründe büyük engel olan ve doktorları hastanelerde bulamamıza sebep olan dışarıda çalışabilmelerine engel olabilmek için hükümet büyük mücadele verdi. Defalarca yargı tarafından iptal edilmesine rağmen hükümet bu konuda ısrarcı oldu. Son olarak kanun hükmünde kararname ile tam gün yasası kapsamında doktorların özel muayenehane açmalarına kısıtlama getirildi. Ancak iki seçenek arasında tercih yapmak zorunda kalan doktorlar daha çok kazandıkları özel sektörü tercih edince birçok araştırma ve özel program sekteye uğradı. Bunlardan biri de kökhücre araştırmalarının yapıldığı merkez.

İbn-i Sina Hastanesi bünyesinde kök hücre çalışmaları yürüten ekipte bulunan bazı öğretim görevlileri ve profesörler tam gün yasası kapsamında tercihlerini özel muayenehaneden yana kullanınca araştırmalar durdu. Tam gün yasası böylece bilimsel araştırmalara da engel olmaya başladı. İbn-i sina hastanesinde başarılı sonuçlar alınan kök hücre araştırmaları sağlık bakanlığının etik kurulunca özel izin dahilinde yürütülüyordu.

Kök hücre çalışmalarının başında bulunan iki kişiden biri olan profesör tam gün yasası kapsamında tercihini özel muayenehanesinden yana kullandı ve devlet hastanesindeki görevini bıraktı. Profesörün artık hastane ile tek bağlantısı akademik kimliği ile sınırlı.

Kök hücre çalışmaları birlikte yürüten ekipteki görevinden ayrılan profesör, kökhücre araştırmalarında çok başarılı olduklarını ve bir noktaya kadar geldiklerini söyledi. Ancak tam gün yasasının bu tür bilimsel projelere en büyük zararı verdi, çalışmalarımızı bırakmak zorunda kaldık diyor.

İbn-i Sina hastanesinde yürütülen kök hücre çalışmaları sağlık bakanlığı etik kurulu tarafından verilen özel izinle yürütülüyordu. Kök hücre çalışmalarında özellikle umutsuz olan omurilik hastaları üzerinde başarılı sonuçlar alınmıştı. Hareket edemeyen hastalar üzerinde denen yöntemlerde kökhücre tedavisi sonucunda hareketsiz organlarda kısmi hareketlenmeler, his yenilenmesi gibi çok önemli sonuçlar alınmıştı.

Hastanedeki görevlerinden ayrılan hocalar, akademik kimliklerini üniversite hastanelerinde yaptıkları çalışmalarda devam ettiriyor. Tam gün yasası nedeni ile duran kökhücre çalışmalarının da hocaların görev aldıkları üniversitelerde oluşturulacak laboratuarlarında devam edilecek. İkinci aşamaya gelen kök hücre çalışmalarında elde edilecek kök hücreler üniversite hastanesindeki hastalara nakledilerek denenecek. Tam gün yasası nedeni ile ara verilen kökhücre çalışmalarının üniversite laboratuarında yılbaşından itibarinden yeniden başlayacak.

Türkiye’de yapılan kökhücre çalışmalarında en büyük sorunlardan biriside hastaların sigortalanması meselesi. Kanuna göre kök hücre araştırmalarında denek olarak kullanılmayı kabul eden hastaların sigortalanması gerekiyor. Ancak özel şirketler bu hastaları sigortalamaya yanaşmıyor. Ancak hastaların hayat sigortasının yapılması klinik araştırmaların başlayabilmesi için kanuni bir zorunluluk. Ayrıca doktorlarında yine deneysel klinik araştırmalar yaparken sigortalanması gerekiyor. Bu sigortalar doktora karşı açılan tazminat davası olaylarının artmasından dolayı sigorta şirketlerinin uzak durduğu bir konu.

Her geçen gün kök hücre çalışmalarında yeni bir gelişme yaşanıyor. Kökhücre tedavisinde amaçlanan insanların hastalık sebebi ile çalışamaz duruma gelen bir organını dahi yenileyebilme noktasına kadar ilerleyebileceği düşünüyor. Ayrıca vücutta hastalık ve kaza sonucu çalışamaz hale gelmiş organların, sinir sistemlerinin yenilenmesi içinde umut olarak görülen kök hücre tedavileri, kanser ve omurilik gibi kalıcı ve öldürücü hastalıklar içinde en büyük umut olarak gösteriliyor. Ülkemizde ve dünyada kökhücre çalışmaları henüz çok yeni. Kök hücre araştırmalarının tarihi de çok eski değil. Henüz araştırmaların başında olan uzmanlar etkin kökhücre tedavilerinin 10 yıldan önce uygulanmasının zor olduğunu düşünüyor. Ancak tam olarak uygulanması halinde geleceğin tedavisi olarak görülen kökhücre diyabet ve enfarktüs geçirmiş hastalar üzerinde denendi ve başarılı sonuçlar alındı. Kökhücre tedavilerindeki ilerleme böyle sürerse gelecekte, ameliyat diye bir tedavi yöntemine gerek kalmayabilir.

Felçli Hastalarda İyileşme Belirtileri

Sağlık bakanlığı etik kurlunun izni ile İbn-i Sina hastanesinde yapılan kök hücre tedavileri sırasında günümüz tıbbi yöntemleri ile tedavisi mümkün olmayan omurilik hastalarına gerçekleştirilen kökhücre tedavilerinde olumlu sonuçlar alındı. Bu hastaların kök hücre tedavisinin ardından kısmi düzelmeler gösterdiği gözlemlendi.

Dr. Fahrettin Övmez geçirdiği bir motor kazası sonucunda belden aşağısı felç kalmış bir sağlıkçı. Halen bir hastanede görev yapan Övmez, kök hücre tedavilerine olumlu cevap veren hastalardan birisi.

Doktor Övmez 4 yıl önce geçirdiği motor kazası sonucunda belden aşağısını kullanamaz hale geldi. İbn-i Sina hastanesi kökhücre araştırmaları kapsamında yapılan araştırmalara denek olarak katılan Övmez, ilk kök hücre tedavilerine olumlu yanıt vermeye başladı. Kökhücre tedavisi ardından Övmez’in vücudunda kısmi iyileşmeler ve hareketlenmeler yaşandı. Ancak Övmez’in tamamen iyileşmesi için henüz çok zaman var. Yinede elde edilen sonuçlar, kök hücre araştırmalarında büyük heyecan yaratmaya yetti.

Leave a Reply